Aydın, Büyük Menderes Ovasının kuzey kıyısında kurulmuştur. Bu şehrin yerinde eskiden (Tralleis) şehri
vardı. Arguslar tarafından kurulmuştu. Fakat bu şehre Önce Karyalılar, sonra sırasiyle Persler, Bergamalılar, Büyük İskender’in ve Romalıların eline geçmiştir. (M.Ö. 26) yılında büyük bir deprem dolayısıyla yıkılmıştır. Yeniden yapılmış, Bizanslılar zamanında önem kazanmıştır. 1282 tarihinde Menteşe Beyliğine geçmiştir. Eski Aydın, yani Tralleis iki küometre uzağa düşmektedir. Bu civarda agora, stadyum, tiyatro ve gimnazyum kalıntıları vardır. Sultan Hisar’da da harabeler bulunmaktadır. Roma devrine ait bir tiyatro, tapmak, agora vardır. Aydın‘ın yaylası ve kaplıcaları da vardır.
Afrodisya : Afrodisya, Aydın’ın en önemli harabelerinden biridir. Bu eski şehir, Aydın’ın batısında Karacasu ilçesinin Geyre köyündedir. Karya bölgesindedir. Bu şehir Romalılar zamanında çok gelişmiştir. Buradaki sütunlar, heykeller, lahitler pek güzeldir. Şehrin surlarının boyu 2800 metre idi. Bu şehri kuran Karyalılardı. Bu şehirde bulunan (Afrodit) tapmağı pek güzeldir. Tapınağın 17 sütunu ayaktadır. Burada aşk ayinleri yapılırdı.Bu şehirdeki hipodrom ayakta kalmıştır. Burada vahşi hayvan güreşleri yaptırılırdı. Agorası, tiyatrosu, hamamları vardır.
Türk Eserleri: Aydın’da Türk eserleri azdır. 1568 yüzyılında Üveys Paşanın yaptırdığı bir cami vardır. Bir de Ramazan Paşa Camii bulunmaktadır. Ayrıca Cihangir, Yeni Cami, Ağaçarşısı Camii ile bir de Aydm Bey Camii vardır.
Piriyen : Piriyen harabeleri Aydın’ın Söke ilçesindedir. Harabeye gelmeden önce (Güllübahçe) köyü vardır. Piriyen İyon Birliğini teşkil eden 12 şehrin en küçüğü idi. Şehrin önünde Büyük Menderes akmaktadır. Şehir yüksekte kurulmuştur. Bu şehir (M.Ö. X.) yüzyılda kurulmuştu. Piriyen Lidyalılar ve Persler tarafından yağma edilmiştir. Her türlü tesisleri olan bir medeni şehri, bir dakika on saniye süren dehşetli bir deprem taş taş üstüne yığmış, canlı mahlûk bırakmamıştır. Etrafı surla çevrili idi. Su tertibatı da vardı.
Piriyeni İranlılar tahrip etmişlerdir. Fakat Helenistik devirde gelişmiştir. Piriyen her türlü medeni tesisleri üe özellik taşımaktadır. Anadolu’nun en güzel şehirlerinden biri idi. Cadde ve sokakların dağılışı pek güzeldi.
Tapınaklar : Piriyen’in en büyük tapmağı (Athena Tapınağı) idi. Athena, Akil, San’at ve savaş tanrıçası idi. Bu bina san’at bakımından çok güzeldi. Diğer bir tapmak da (Zevs Tapmağı) dır. Temelleri kalmıştır. Bu eser (M.Ö. IH.) yüzyılda yapılmıştır, İyonik dört sütunu vardır.
Bir de (Demeter Tapmağı) bulunmaktadır. Mimarî tarzı kendine mahsustur. Demetre, toprak tanrıçasıdır. Bu şehirde ayrıca Mısır tanrüarma ait tapmaklar vardı. Anadolu’nun Ana tanrıçası (Sibel) in de bir tapmağı yapılmıştı. Bu tapınağın yanında aslanı bulunan bir heykeli vardır. Ayrıca Piriyen’e bir de Büyük İskender tapmağı yapılmıştı. Bunların hepsi yıkılmış durumdadır.
Tiyatro ve Stadyum : Piriyen’in tiyatrosu, küçük, fakat pek şirin yapılmıştır. En sağlam kalan eser budur. Orkestra yeri görünmektedir. Burada (Dionysos) a ait bir sunak vardır. Tiyatro iyon tarzında inşa edilmiştir.
Stadyumu, şehrin güney suru boyunca devam etmektedir. Bir yanda oturma yerleri vardı. Stadyum (M.Ö. 130) da yapılmıştır. Koşu yerinin uzunluğu 191 metredir.
Halk Meclisi: Piriyen’in en güzel yapıtı (Halk Meclisi) dir. Bu tamamen ayakta kalmıştır. Bunun benzeri hiç bir yerde yoktur. Oturma yerleri, kürsüsü görülmektedir. 640 kişiliktir. Üç tarafı anfiteatrdır. Dört kapısı vardır. Üzeri kapalı idi. Açılışta kurbanlar kesilirdi. Bunun eşi Atina’da bile yoktur.
Agora : Piriyen’in pazar yeri, agorası, şehrin tam ortasında idi. At nalı şeklinde idi. Agoranın dört tarafı sütunlu salonlarla çevrili idi. Batı tarafında dükkânlar vardı. Yer altı meyhanesi bulunmaktadır.
Piriyen’de yukarı ve aşağı olmak üzere iki gimnazyum vardı. Burada gençlerin eğitimi yapılırdı. Bilgi ve spor yapılırdı. Bizans eserleri görülmektedir.
MİLET
Miletos, Piriyen’den sonra gelen bir şehir harabesidir. Dünyaca tanınmıştır. Söke ilçesine bağlı (Balat Köyü) yanındadır, iyon şehirlerinin en önemli olanıdır. Önünde bulunan ova Menderes’in getirdiği topraklardan meydana gelmiştir. MUet eskiden deniz kıyısında kurulmuştu. Şimdi içerde kalmıştır. Milet bir ticaret şehri idi. Limandan Akdenize ticaret gemileri açılırdı. Karadan kervanlar mal taşırlardı.
Milet’i kuran (Hippodamos) dur. Bu gehri Uk kuranlar (Lelej) adlı bir kavimdir. Karyalüar zamanında yaşamıştır. Yunanlılarla hiç bir ügisi yoktur. Sonra da adalardan gelen (Akalar) bu şehri (M.Ö. 1200) de yeniden kurmuşlardır. Milet’in dört limanı vardı. Bu şehir zengin ve medeniyette pek ileri gitmişti.
Müet’de bir çok füozoflar yetişmişti. Bunların başmda Tales gelmektedir. Hâlâ dünyanın tanıdığı adamdır. Tales’ten başka Anaksimande ve Anaksimanes gelmiştir. Güzelliği ile isim yapan (Aspasya) da bu şehirde doğmuştur.